İmplant Benim İçin En Uygun Tedavi Yöntemi Mi?

İmplant cerrahisi, 1960lı yıllardan itibaren insanlar üzerinde uygulanan ve günümüzde dünyanın her noktasında güvenilir bir şekilde uygulanmaya devam eden bir tedavi yöntemidir. İdeal bir cerrahi uygulama, uyumlu bir protez kullanımı ve doğru bir ağız hijyeni protokolü izlendiğinde senelerce çene içerisinde başarılı bir şekilde fonksiyon görebilmektedir. Diyabet, osteoporoz vb. genel sağlık problemleri, yetersiz ağız hijyeni, yoğun sigara tüketimi vb. durumlarda doğal dişlerde destek kemik yıkımı ve diş kaybı görülebildiği gibi aynı problemler implant varlığında da görülebilmektedir. Dolayısıyla implant tedavileri, güncel ve geri kalan dişleri korumak adına optimum bir seçenek olmakla birlikte planlama, uygulama ve bakım açısından oldukça dikkatli olunması gereken uygulamalardır

Büyük kırık veya çürük dokusu bulunan, yetersiz kanal tedavisi uygulanmış, büyük kök ucu iltihabı bulunan dişlerde eğer tekrar kanal tedavisi uygulamak ve dişi kompozit dolgu, onlay veya kron (kaplama) gibi yöntemlerle restore etmek mümkünse, bu tip dişlere implant tedavisinden ziyade bir şans daha tanımak daha yararlı olabilmektedir. Çünkü her diş çekimi sonrası ilgili bölgede belli düzeyde kemik kaybıyla karşılaşılabilmektedir. Dolayısıyla doğal bir dişi sağlığına kavuşturarak ağızda tutmak öncelikli tedavi yaklaşımıdır. Ancak onarımı mümkün olmayacak derecede büyük harabiyet varlığında, enfeksiyon dolayısıyla dişi çevreleyen kemik bir yüzeyde tamamen eridiyse veya genel olarak dişin ağızda stabil şekilde durmasını mümkün kılmayan düzeyde periodontal kayıp/kemik erimesi mevcutsa implant tedavisi en uygun tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gelişimi tamamlanmış, genel sağlık problemi bulunmayan veya hastalığı bulunsa dahi kontrol altında olan tüm bireylerde implant tedavileri güvenle uygulanabilmektedir. Kimi zaman gelişimsel olarak eksik olan bir diş bölgesinde, kimi zaman dişin çekimini takiben aynı seansta veya çekim sonrası iyileşme süreci beklenerek implantlar uygulanabilmektedir. Dişsiz bölgeye komşu dişlerde aşındırma yapılarak uygulanan köprü tedavilerine göre çok daha korumacı bir tedavi alternatifidir. Zamanla ilgili bölgede ortaya çıkabilecek kemik erimesini engelleyerek estetiğin ve fonksiyonunun devamlılığını sağlaması da önemli bir avantajıdır. Tercih edilecek implant markasının ötesinde; cerrahi uygulama öncesi alınan 3 boyutlu tomografi ve hazırlanan cerrahi rehberler ile implantın doğru bir protokolle en ideal bölgeye yerleştirilmesi, ardından en uygun protetik restorasyonun uygulanması ve düzenli diş hekimi kontrolü ile ağız hijyeni prosedürlerinin uygulanması sayesinde hem geri kalan dişleri korumak hem de dişsiz bölgeleri korumacı bir yaklaşımla rehabilite etmek mümkün olmaktadır.

× WhatsApp