Porselen Lamina Dişlerime Zarar Verir Mi?

Porselen laminalar; yaşlanma, kanal tedavisi veya eski kompozit dolgular vb. sebeplerle renklenmiş olan, zamanla aşınmış/kırılmış, estetiği olumsuz etkileyecek şekilde dizilimi yanlış, çapraşık veya aralarında boşluklar olan dişlerin sadece ön yüzeyine uygulanan günümüzdeki en korumacı estetik tedavi yöntemlerinden biridir. Tam kron denilen kaplamalara göre dişten çok daha az doku kaybına sebep olan, bazı özel durumlarda doku kaybı dahi olmadan uygulanan porselen laminalar; dişin mine tabakasına uygulanmaları, dişin ön yüzeyi dışındaki geri kalan yüzeylerinin korunmuş olması sebebiyle hem uzun süre ağızda başarılı bir şekilde kalabilmekte, hem de kaplamalara nazaran diş hassasiyetine neden olmama açısından çok daha avantajlı hale gelmektedirler. Aynı zamanda kompozit laminalara göre aşınma ve kırılma dayanımları çok daha yüksek ve renklenme gibi bir risk barındırmamaları dolayısıyla uzun seneler boyunca güvenilir bir şekilde kullanılabilmektedirler.

Gülüş estetiği vakalarında, değiştirilmek istenen renk, pozisyon ve şekil parametrelerine bağlı olarak porselen lamina uygulanması gereken diş sayısı değişebilmektedir. Yüksek düzeyde renklenme olan dişlerde gülüş estetiği ile birlikte rengin ciddi şekilde açılması, gülüş dolgunluğunun kazandırılması, birden çok diş boşluğunun kapatılması vb. gereken durumlarda arka dişleri de kapsayacak şekilde daha kapsamlı bir tedavi gerekebilmektedir. Ama daha hafif estetik rahatsızlıklarda bazen tek, bazen iki lamina uygulaması ile hem dışardan estetik algısı hem de kişinin özgüveni önemli ölçüde iyileştirilebilmektedir.

Dijital Gülüş Tasarımı

Porselen lamina uygulamalarında hem en ideal sonucu elde etmek hem tedaviye başlamadan sonucu ön görebilmek, hem de diş dokularını mümkün olduğunca koruyabilmek adına teşhis aşaması büyük bir önem arz etmektedir. Hastanın beklentilerini somut şekilde değerlendirebilmek, tedavi sonucunda ortaya çıkacak manzarayı başlangıçta ön görebilmek adına herhangi bir müdahale yapılmadan önce alınan dijital ölçüler, dijital fotoğraflar ve bunlara uygun şekilde hazırlanmış olan dijital modeli ağız içerisine aktararak lamina uygulama sonrası ortaya çıkacak yeni durumu değerlendirebilmek mümkün olmaktadır. Günümüzde 3 boyutlu tarayıcılar ile alınan ölçüler ve fotoğrafları referans alarak gerçekleştirilen dijital gülüş tasarımı sonrası, dişlerin form ve pozisyonlarını düzenlenebilmektedir. Ardından 3 boyutlu yazıcılar sayesinde üretilen modellerden elde edilen silikon kalıplar sayesinde bu gülüş tasarımı ağız içerisine aktarılabilmekte ve canlı şekilde estetik durum değerlendirilebilmektedir. Aynı zamanda tedavi sürecinde uygulanacak olan porselen lamina kalınlığı, diş üzerinde gerçekleştirilecek olan aşınma miktarı, gerekli görüldüğü takdirde dişetlerinde yapılacak olan düzenlemeler tedavi planı aşamasında belirlenebilmektedir. Böylelikle hem hasta-hekim uzlaşması ile kararlaştırılan en ideal estetik tedaviye ulaşılabilmekte hem de dişleri minimal seviyede aşındırarak uzun ömürlü ve güvenilir laminalar uygulanabilmektedir.

× WhatsApp